26 Temmuz 2011 Salı

Derdi dünya olanın...

Daha önce yazmış mıydım hatırlamıyorum. Bir insanın derdi Allah rızası değilse o insana dünyalık bir sürü dert veriliyor. Bakın şöyle etrafınıza ve kendinize.. İnsanların ne dertleri var? Kimlerin derdi rıza, kimlerin derdi dünya? Derdi rıza olanlar ne kadar da mutlu değil mi? Öyle bir dert ki insanı mutlu ediyor.. Ağlıyorsun, ağladım diye mutlu oluyorsun.. Sıkıntı çekiyorsun, ohh ne tatlı sıkıntı diyor, şükrediyorsun..

Derdin dünyalık şeyler ise misli ile dertleniyorsun. Üstelik dertlendiğin hiçbir şeye ulaşamıyorsun da. Dertlerinin altında ezildikçe eziliyorsun, girdabın dibine doğru hızla yol alıyorsun. Hiçbir şey istediğin gibi olmuyor, her şey allak bullak, düzenin altüst..

Eskiden rızayı gözeterek yaşardım. Sonra dünyevi hayaller kapladı etrafımı. Güzel bir iş, güzel bir hayat, araba, ev, gezmeler, zevkler... Daha fazlası için daha fazla çalışmam gerek diye düşünmüştüm. Halbuki önce azına kanaat getirmek gerekirdi. Azı bile yokken fazlasına göz diktim. Şimdi ise azını bile aramaya başladım. Aslında sadece kendim için istememiştim bi kısmını. Ailem de biraz rahat etsin diye düşünmüştüm ama şimdi onları da sıkıntıya soktum. Okulumu en az 2 sene uzattım. İçinde bulunduğum cemaatten uzaklaştım. Hepten de düşmedim ama eskiye nazaran düştüm.. Bir sürü aptallık yaptım. Bir imkan olsa da tüm geçmişim silinse, hiçbirini hatırlamasam ve birkaç sene öncesine geri dönebilsem.. Derdim rızayken karışıma çıkmış olan engelleri aşabilmiş olsaydım keşke.. Şeytanın sağdan yaklaşmalarına kulak asmasaydım keşke... Keşke demek bir müslümana yakışmıyor değil mi?

Şimdi yeniden rızayı gözetmeye niyet ettim. Nerden başlayacağımı bilemiyorum. Üstelik artık bazı sorumluluklarım da var. Benden birşeyler bekleyen insanlar var. Hem onların beklentisini karşılayıp hem de yeni bir düzen tutturmam çok zor olacak. Rızaya giden yollardan en uygun olanını seçmem gerekiyor. 2 sene önceki konumuma geri dönemem belki ama ona yaklaşabilmem gerek. Önümüzdeki 2 sene çok sıkıntılı olacak gibi. Hem maddi hem de manevi olarak sıkılacağım. Rabbim dilerse sıkıntılar bir bir çözülür. O yüzden çok dua ediniz bana..

22 Temmuz 2011 Cuma

Son 10 Gün

Evet evet Ramazan'a tam 10 gün var ;) Ramazan yaklaştıkça her gün dinlemeye başlıyorum :)

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Aylık niyetine

İstanbula geleli tam 1 ay oldu. 1 ay sonra farkettim ki aradığım şey İstanbul'da da değil. O'nu bulana kadar devam ;)

Bir şeyin en tatlı hali, özlenmiş haliymiş. Ankara'dayken İstanbul'u özlemek çok tatlıydı. İstanbul'dayken Ankara'yı özlemek tatlı oldu :)

İş hayatı insanı çok yıpratıyormuş. Ev-iş arası gidip geliyorsun. Kendine vakit ayıramıyor insan. Şöyle oturup da bilgisayardan en güzel müzikleri açıp derinlere dalamıyor. Dalsa dalsa uykuya dalıyor :)

Bazen dağlara kaçası geliyor insanın. Etrafındaki herkes yabancılaşıyor, anlamsızlaşıyor. Kimseyi eskisi kadar sevemiyorsun, herkes yapmacık geliyor. Kimsenin olmadığı bir yere kaçıp, orda O'nunla başbaşa kalmak istiyor. Bir gün kaybolursam bilin ki dağlara felan kaçmışımdır :)

Bunca zaman boşa uğraşmışım diyorum bazen. Benimle aynı sene okula başlayan arkadaşlarım mezun oldular. Bir çoğu da sıfır bilgisi olmasına rağmen işe yerleşti en düşüğü 2000 lira maaş alıyor. Ulan madem bu kadar rahattı işe girmek ben ne diye yırtındım diyorum :) Hoş ben zevk aldığım için uğraştım ama olsun yine de koyuyor insana :)

Erkan Oğur - Eksiklik kendi özümde 10 numara. Bu satırları onunla yazıyorum ;)

Gurbet de bazen tatlı oluyormuş. Kimsesiz olmadığını, kimsesizlerin kimsesinin var olduğunu daha net hissediyorsun.

Bu aralar çok sık mutlu aileler görmeye başladım. Ailemi özlemiş olabilirim :) Annesine/babasına sarılıp kendini huzura bırakan çocukları görünce içim ısınıyor. Hele bir de anne/baba da çocuğa sarılıp gözleri ötelere dalmışsa ben daha bir zevk alıyorum onları izlemekten :)

Şimdilik bunlar geldi içimden. Yarın iş var, yatmak gerek :) Ah bu kapitalist dünya ahh  beni de köle etti :)

20 Haziran 2011 Pazartesi

Hey gidi günler...

Ben büyüdüm siz küçüldünüz. Ben büyüdüğümü sandım siz arkada kaldınız. Benim pizzacının üstümdeki evimin içinde kaldınız. Ara sıra sizi hatırladıkça burnumumun direğini sızlattınız. Ahh!! dedirttiniz. Kekşe dönebilsem dedirttiniz. Ne güzel günlerdi o günler. Para, ünvan, sevilmek, sevmek, büyüklük yoktu o günlerde. Tek bir kazanç vardı, O’nun rızası. Tek bir ünvan vardı, abi. Tek bir sevgi vardı, O'nun sevgisi. Tek bir büyüklük vardı, O’nun büyüklüğü…

Allah biliyor ya ben sizi çok özledim. Allah biliyor ya gözlerimi yaşartıyor.. Başıma gelen herşey sizi unuttuğum için geldi. Başıma gelen herşey hey gidi günlerdeki ben olmaktan çıktığım için geldi. Madem zaman dairevi dönüyor, bir gün yine hey gidi günlere geri döneceğim. Bir gün yine o günleri yaşayacağım. Yeniden gariplik, gurbet başlayacak. Tatlı gurbet, sevimli gariblik..

Tekrar döneceğim size. Tekrar - eğer hâlâ ordaysa - pizzacının üstündeki eve döneceğim. Olmasa bile sizin için ev farkı yok. Eğer hâlâ ismimin üzerine çizgi atılmadıysa, eğer hâlâ yiğitler arasına kabul edilebileceksem  eğer hâlâ ağlama hasletimi kaybetmediysem, eğer hâlâ kalbim mühürlenmediyse, eğer hâlâ içimde bir nebze hizmet sevgisi kaldıysa geri döneceğim. Kabul eder misiniz bilmiyorum ama en azından bu kapıda ölmek için çalışacağım. Rabbime hamdolsun ki sizden uzaktayken almadı canımı. Ve şimdi Rabbim de şahit ki size geri dönmek için niyet ediyorum. Dönemeden ölürsem, dönmüş olarak sayılırım. Rabbimden dileğim, sizden uzaktayken almasın camını. Sizi yaşarken, en güzelinizle beraberken alsın canımı. Sizi çok özledim "hey gidi günler" Bu kadar hasret yetmez mi dönmek için?

19 Haziran 2011 Pazar

İstanbul yeniden


Yaz geldi, dönem bitti, arkadaşlarımı mezun ettim :) Okulu  2 sene uzatmanın verdiği sıkıntıyla mezuniyet töreninin çok güzel geçtiğini söyleyemem. Arkadaşlar arasında işi geyiğe çevirmiş olsak da insan biraz üzülüyor. Beraber başladığımız arkadaşların yarısı bitirdi okulu. Kalan yarısı da benim gibi uzattı :) 

10 gün kadar Ankara'da serbest takıldıktan sonra en sonunda İstanbul'dayım ;) Bir iş buldum kendime. Hem kendimi geliştirmek hem de okulun uzamış olmasını telafi etmek için iyi olacak bu iş. İlk 2 ay kadar sadece yol+yemek ile yetincem ama sonrasında rahat olacak inşallah ;) 

Tatil sonuna kadar İstanbul'da olacağım nasipse. Kardeşimin de ataması (yeni polis) İstanbul'a çıktı. 15 gün sonra o da gelecek. Bir şekilde ben de okulumu buraya kaydırabilirsem ailecek taşınmayı düşünmüyor değiliz. Bakalım ne olacak...

3 ay boyunca burada olacağıma göre tanışmak isteyenlerle tanışabilirim :) Bunu da belirtmiş olayım dedim. Şimdilik selametle kalınız. Artık daha sık uğrarım buraya. Malum yalnız olunca inasn yazacak çok şeyi oluyor, daha çok düşünüyor, daha çok hissediyor ;)